Bazı anahtarlar kapı açmak için değil; insanın kendini hatırlaması için taşınır. Bu yüzükteki anahtar, dışarıdaki kilitlere değil, içerideki karanlık odalara uzanır: sustuğun cümlelere, ertelediğin adımlara, “sonra” dediğin hayallere…
Kimi zaman cesaretin anahtarıdır; kapıyı çalmak yerine itip geçmeni söyler. Kimi zaman sınırın anahtarıdır; herkese açılmayan bir kapın olduğunu hatırlatır. Ve bazen de dönüşün anahtarıdır; kaybolduğunda bile kendine geri dönebileceğin tek yerin yine sen olduğunu fısıldar.
Bu anahtar, “aç” demiyor sadece.
“Seç” diyor: Hangi kapıyı açacağını, hangisini sonsuza kadar kapalı tutacağını.
Leoria ise bu anahtarla size tüm kapıların açılmasını diler.